KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/15843 E., 2015/4281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, tanımanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı ...'nin uzun süre birlikte yaşadıklarını, 10.04.2000 tarihinde doğan küçük ...'ın okula başlaması, henüz nüfus kaydının bulunmaması ve davalı ile birlikteliğin devamını temin v.s. nedenleriyle 28.06.2006 tarihinde davacı tarafından küçük ...'ın nüfusta tanındığını, ancak küçük ...'ın gerçek babasının davacı olmadığını, başka birisinin olduğunun öğrenildiğini beyanla tanımanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın 5 yılllık hak düşürücü sürede açılmadığı ve gecikmeyi haklı kılacak bir sebebinde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı TMK'nın 297. maddesinde; tanımanın iptali davasının anaya ve çocuğa karşı açılacağı, 426/2. maddesinde; yasal temsilcisi (annesi) ile küçüğün menfaati çatıştığında küçüğe kayyım atanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davanın baba tarafından anaya ve küçük ...'a karşı açıldığı, tanımanın iptaline ilişkin olduğu ve mahkemece küçüğe kayyım tayin ettirilmeden karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler dikkate alındığında, mahkemece küçük ...'a kayyım tayin ettirilerek davanın kayyıma da yöneltilmesi suretiyle taraf teşkili sağlanıp gösterdikleri takdirde delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/15843, K. 2015/4281, 24 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama