KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/19328 E., 2015/7578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2015
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile davalı ... vd. arasındaki davada ... Aile Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 07.01.2014 günlü ve 2013/949-2014/6 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.11.2014 gün ve Hukuk-2014/339495 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacının dava dilekçesinde; kendisinin, ... ve ...'nin resmi olmayan evlilikleri sonucu doğduğunu ve .. uyruklu dedesi ...'in nüfusuna kaydedildiğini, esasen kendisinin de ... olduğunu, ...'ün çocukları olan davalılar ile kardeş olduklarını ileri sürerek kendisinin babasının ...olduğunun tespiti ile soybağının düzeltilmesi ve Türkiye'deki nüfusa tesciline karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 39. maddesinde; mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamayacağı, 282. maddesi ve devamında soybağına ilişkin hükümlere yer verilerek, babalık davasının, soybağı ilişkisini kuşkuya yer bırakmayacak nispette açığa çıkarılması halinde kabul edilebileceği. Hakim bu davada maddi olguları res'en araştırıp kanıtları serbestçe takdir edeceği, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308/2. maddesi uyarınca, davayı kabul ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edecekleri davalarda hüküm doğurmaktadır. Soybağının reddi ve babalık gibi konular ise, kamu düzenine ilişkin olup, bu tür davalarda sadece karşı tarafın kabulüne dayanılarak isteğe uygun karar verilemeyecektir.
Hal böyle olunca mahkemece, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi bakımından kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağının doğru olarak tespit edilmesi zorunludur. Somut olayda mahkemece, salt taraf beyanları ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılması, alınacak rapor ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, karşı tarafın kabulüne dayanılarak eksik araştırma ile davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/19328, K. 2015/7578, 5 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama