KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/21479 E., 2015/10585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak ... İli ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların ...'in mirasçıları olduğunu, dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi tarafından kamulaştırıldığı, Özelleştirme İdaresinin 2008 yılında taşınmazı dava dışı bir şirkete sattığını, Kamulaştırma Kanunu 22. maddesine göre satıştan önce taşınmazın müvekkillerine teklif edilmesi gerektiğini ileri sürerek yapılan satış bedeli ile kamulaştırma bedeli arasındaki farkın davacılara 22.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece, gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle HMK'nun 119/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 120/2.maddesi “ Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece,bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekiline çıkarılan tebligat ile HMK'nun 114.maddesi uyarınca 750,00 TL gider avansının bir haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesini, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği ve davacı vekili tarafından tebliğ tarihinden bir gün önce 500,00 TL gider avansının yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan madde uyarınca davacı vekiline, iki haftalık kesin süre verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/21479, K. 2015/10585, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama