KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/22372 E., 2015/12090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kısıtlı adayının Türk Medeni Kanununun 405 ve 406. maddeleri gereğince vesayet altına alınması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dedesi ...'in akıl zayıflığı yanında Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi gereğince mal varlığını kötü yönetme sebebiyle de vasi atanmasını istemiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, 406. maddesinde ise; savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, resmi sağlık kurulundan rapor alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş ise de; malvarlığını kötü yönetme, savurganlık (TMK md. 406) iddiası yönünden kısıtlanması istenen ...'nin malvarlığının bulunup bulunmadığı, malvarlığı mevcutsa bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı,
tapuda devrettiği iddia edilen taşınmazın tapu bilgileri taraflardan sorularak satış bedelinin gerçek değerinin altında olup olmadığı ve dosya arasında bulunan banka hesap hareketlerini gösterir kayıtların incelenerek olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmemiştir.
Taraflara bu yöndeki delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, gösterdikleri takdirde toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/22372, K. 2015/12090, 7 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama