KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/3252 E., 2014/8112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Çatak Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2013/59-2013/175
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davanamede, davalı C. S.'nın Salih ve Z. S. olan baba ve anne kaydının Cevhar Sarıca ve P.. E.. olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davalılardan Cemil Sarıca'nın nüfus kayıtlarına göre yeğeni olarak görünen Nuriye Sarıca ile evli olduğu, yasalara göre batıl olan evliliğin iptali için nüfus müdürülüğü tarafından Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması üzerine aile mahkemesinde evlenmenin butlanı davası açıldığı, yargılama sırasında yapılan araştırmada C. S.'nın nüfus kayıtlarında tereddüt oluşması üzerine bu tereddütlerin giderilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması üzerine Pervari Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.03.2013 gün 2013/6 sayılı davanamesi ile C. S.'nın nüfus kaydının P.. E.. ve C. S. olarak düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmış olup görüldüğü gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda; aile mahkemesi sıfatı ile asliye hukuk mahkemesinde görülmekte olan davada, nüfus kaydının düzeltilmesi konusunda dava açılması için Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, ancak Cumhuriyet savcısının bu davayı açmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, dava açılmasının yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere ait olduğu, bunların da harç ve diğer yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilecekleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/3252, K. 2014/8112, 2 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama