KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/5486 E., 2014/7516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/06/2013
- Numarası
- 2012/306-2013/520
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, 09.02.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan bir kısım kararların iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan sitede, yönetim planı değişikliğinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Yasası'nda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 Sayılı Kanun'un 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Yasası'nın 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta kat mülkiyeti hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/5486, K. 2014/7516, 22 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama