KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/5643 E., 2014/7621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/11/2012
- Numarası
- 2012/633-2012/1002
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve temyiz edenin sıfatına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına ve dosya kapsamına göre iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde sulu kabul edilen niteliğine göre %5 yerine kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması suretiyle düşük m² değeri belirlenmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca;
2-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece kamulaştırmasına karar verilen dava konusu taşınmazların, davacı idare tarafından dava açılmadan önce kıymet takdiri de dahil tüm kamulaştırma evrakları getirtilerek bilirkişi kurulundan yukarıdaki bozma bendine uygun değerlendirme yapan ek rapor alınıp, usuli kazanılmış hak kuralı da dikkate alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/5643, K. 2014/7621, 24 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama