KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/6099 E., 2014/8079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/03/2012
- Numarası
- 2009/249-2012/148
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, nüfusta anne adının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar dava dilekçesinde, İsmail-İsmihan kızı 1926 doğumlu Ünzüle'nin annesinin İsmihan olmayıp, İsmail'in diğer eşi Ayşe olduğunu belirterek kaydın düzeltilmesini istemişler, mahkemece kesin hüküm nedeniyle dava reddedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; aynı konuda Manavgat 1.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1993/353 ve 1997/80 ile 2.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1991/118 esas sayılı davaların reddedildiği kararların henüz tebliğ edilmediği.
Manavgat 1.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1999/203 esas sayılı davanın da reddedildiği ancak davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesince dosyanın karar ve temyiz dilekçesinin bir kısım davalılara tebliğ edilmesi için geri çevrildiği, davacının geri çevirme kararını yerine getirmediğinden mahkemece temyiz etmemiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen dosyalarda tebligat yapılmaması, 1999/203 sayılı dosyada ise karar tebligatının eksik olması nedeniyle kararlar kesinleşmediğinden kesin hükümden söz edilemez. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları, kamu düzeni ile yakından ilgili olup mahkemeler hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Taraf beyanları, tanık anlatımları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanak ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/6099, K. 2014/8079, 2 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama