KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/9216 E., 2015/5471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, davacı derneğin davalı vakfın idare heyetine üye (temsilci) belirleme hakkının bulunduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı derneğin, davalı vakfın idaresine (mütevelli heyetine) bir temsilci (üye) atama hakkının bulunduğunun tespiti ile bu konuda taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101.maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaç ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden: ...'nın vasiyetname ile kurularak 1988 yılında tüzel kişilik kazandığı, vasiyetname şeklindeki vakıf senedinde vakfın yönetim kurulunu oluşturacak kişi ve kuruluş temsilcilerinin belirlendiği, vakfın kuruluşundan itibaren izlenen uygulama göz önüne alındığında bunlar arasında davacı derneğin de yer aldığı ve bu hükmün değiştirilmediği, vakıf kurucusunun belirlediği temsilcinin davalı tarafından kabul edilmeyip çıkarılan nizanın giderilmesinin istendiği davada, mahkemece ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda gösterilen yasal düzenleme, vakıf senedi hükümleri ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında, davanın kabulüne karar verilmesi yerine uygun bulunmayan gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/9216, K. 2015/5471, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama