KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/11575 E., 2016/2505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ... İli.. İlçesi ...Kasabası 267 ada 46 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 16.02.2016 gününde temyiz edenlerden davalı vekili Av....ı...ile davacı vekili Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dosyada bulunan kıymet takdir komisyonu raporuna göre taşınmazın üzerinde bulunan muhdesatın enkazı mal sahibine bırakıldığı belirtilmiştir. Ancak taşınmaz maliki enkazı almaya zorlanamaz. Takdir komisyonu, enkazın mal sahibine ait olduğunu belirtmiş, mal sahibi de buna itiraz etmemiş ve dava konusu yapmamış ise enkazın değeri tespit edilerek kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerekir. Böyle bir durum yoksa enkaz belirlenen bedelden düşülemez. Mahkemece, mal sahibinin enkazı alıp almadığı, isteyip istemediği araştırılıp enkazın mal sahibi tarafından alındığının anlaşılması halinde enkaz değerinin tespit edilen kamulaştırma bedelinden düşülmesi, aksi halde düşülmemesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan enkaz bedelini düşen rapora göre karar verilmesi,
2-Mahkemece tespit edilen ve davalı adına bankaya yatırtılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalıya ödenmesine karar verildiğinden, dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bitiminden karar tarihine kadar faize hükmedilmesi gerekirken faizin bitiş tarihi gösterilmeyerek bu konuda hataya düşülmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/11575, K. 2016/2505, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama