KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/13703 E., 2016/12747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davanamede, ....'ün ölümünün tespiti, ...'nın nüfusa tescili istenilmiştir. Mahkemece ölümün tespitinin kabulüne, nüfusa tescil yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, mahkeme kararı, Cumhuriyet Savcısına usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Cumhuriyet Savcısına yapılacak tebligatın usulü 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 43. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 65. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre “Cumhuriyet Savcılığına yapılacak tebligat tebliğ olunacak varaka aslının kendisine gösterilmesi suretiyle olur.
Bu tebliğ bir mehile başlangıç olacaksa, Cumhuriyet Savcısı, gösterildiği günü varakanın aslına işaret ve imza eder.” Tebligatın gösterilen usule göre yapılması geçerlilik koşuludur. Bu bakımdan Cumhuriyet Savcısına gösterilen usulde tebligat yapılması zorunludur. Bu şekilde yapılmayan tebligat usulsüzdür.
Bu sebeple mahkeme kararının Cumhuriyet Savcılığına “görüldü” için gönderilmesi, Cumhuriyet Savcısının kararın üzerine “görüldü” açıklamasını verdikten sonra adı, soyadı ve sicil numarasını yazıp görüldü tarihini yazması ve onun yönünden de temyiz süresinin beklenmesinden,
2-Davalı ...’e mahkeme kararının Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de tebliğ evrakının muhatabın kapısına yapıştırılmadığı anlaşılmıştır.
Tebligat Kanununun 21/2. maddesinde gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır hükmünü içermektedir. Bu nedenle Tebligat Kanununun 21/2. maddesinde belirtilen usule uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece gerekçeli kararın adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesinden,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/13703, K. 2016/12747, 7 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama