KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/1374 E., 2015/2143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti ve nafaka istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 301/1 ve 303/2. maddelerine göre, anne tarafından açılan babalığın tespitine ilişkin olup 303/2. maddesindeki ''Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.'' hükmü Anayasa Mahkemesi'nin 2010/71 Esas 2011/143 Karar ve 27.10.2011 tarihli kararı ile iptal edilmiş ve mahkemenin kararından önce 07.02.2013 tarihinde yürürlüğe girdiğinden ve yasada çocuk için öngörülen hak düşürücü süre artık bulunmadığından, taraf delilleri toplanıp, DNA incelemesi de yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi,
2-Babalık davalarında ana ile çocuk arasında menfaat çatışması ihtimali bulunduğundan, mahkemece küçük ...’e 30/07/2013 tarihli kararla kayyım tayin edilmiş ise de; dosyadan, davada ana ile çocuk için atanan kayyımı Avukat ... Yaptıterek’in temsil ettiği ve duruşmaları takip ettiği anlaşılmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38.maddesinin (b) bendi gereğince bir avukatın, aynı işte menfaati çatışanları aynı anda temsil etmesi kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/1374, K. 2015/2143, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama