KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/16090 E., 2015/14841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, soybağının reddi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarında davacıların kardeşi olarak görünen davalı ....’in gerçekte kardeşleri olmadığını, davalının, muris ...’in 30.09.2001 tarihinde ölümünden sonra 22.03.2002 tarihinde nüfusuna tescil edildiği, davacıların bu durumu Sulh Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları ortaklığın giderilmesi davasında öğrendiklerini, bu nedenle nüfusta kardeşleri görünen davalının soybağının reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 291. maddesine göre; “Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl, içinde soybağının reddi davasını açar. Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.”
Somut olayda, davacıların murisi ...’in davalı ...’in annesi ... ile olan evliliğinin 02.10.1992 tarihinde sona erdiği, davalının 29.03.1992 tarihinde doğduğu, muris ...’in 30.09.2001 tarihinde öldüğü ve davalı ...’in de 22.03.2002 tarihinde muris ...’in nüfusuna tescil edilmiş olduğu ve 30.09.2013 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1643 Esas sayılı dosyası ile davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve diğerlerine karşı ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davalı ...’in davacı ...’in kardeşi olduğunun, haklarında açılan ortaklığın giderilmesi davasından önce davacı tarafından bilindiğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgi veya belge bulunmadığına ve davacının 30.09.2013 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davasından sonra 06.12.2013 tarihinde ve Türk Medeni Kanununun 291. maddedeki 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde temyize konu davayı açtığına göre, mahkemece işin esasına girilerek tarafların sunacağı tüm delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/16090, K. 2015/14841, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama