KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/22453 E., 2016/2695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ......ilçesi ... 1322 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz 10.700,00 m2 olarak 503 parselde kayıtlı iken 1322 parsel numarası ile 4141.89 m2 yüzölçümü miktarıyla ifraz olmuştur. Geriye kalan kamulaştırılmadan artan 6.528,62 m2'lik 1323 nolu parselin konumu, yüzölçümü, geometrik şekli ve tarımsal bütünlüğü dikkate alındığında herhangi bir değer kaybı olmayacağı düşünülmeden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda değer kaybı verilerek bedel belirlenmiş olması,
2-Mahkemece tespit edip davacı adına yatırtılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalıya ödenmesine karar verildiğine göre, dava tarihinden dört aylık sürenin bitiminden karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerekirken, faizin hangi tarihe kadar uygulanacağının kararda gösterilmemiş olması,
3-Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarının niteliği gereği kendisini vekille temsil ettiren taraflar lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ..., ..., ... ve ... vekili Av. ... yararına da vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/22453, K. 2016/2695, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama