KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/23161 E., 2016/8442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Vek.Av....
Dava dilekçesinde, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, karşılıksız çıkan ve zamanaşımına uğramış çek bedellerinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu çekin keşidecisi ... olup hamiline yazılı çekleri davacıya vermiş, davacı da bu çekleri başka şahıslara ciro yoluyla devretmiş, çeklerin ibrazında karşılıklarının bulunmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bir çekin ibraz süresinin geçmesinden sonra cirantalardan herhangi birine ayrıca geriye ciro bulunmasına gerek olmadan elden vermek suretiyle devredilmesi mümkün olup böyle bir durumda çeki elinde bulunduran ciranta davacı yetkili hamil konumunda olacaktır.
Mahkemece davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; işbu dava, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan sebepsiz zenginleşme davası olup, bu madde hükmüne göre, zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (keşideciye) aittir.
Buna göre, çek asıllarının davacıda yer aldığı tespit edildikten sonra TTK'nın 732. maddesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/23161, K. 2016/8442, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama