KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/5979 E., 2016/238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, evlat edinmede anne ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı Bakanlık vekili dava dilekçesinde, küçüğün evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağını, ancak ana ve babanın rızasının eksik olduğunu ileri sürerek, evlat edinmede anne ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece duruşma açılmadan dosya üzerinden dava reddedilmiştir.
Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 316. maddesinde sayılmış olup, evlat edinmede anne ve babanın rızasının aranmamasına ilişkin davalar bu kapsamda bulunmamaktadır. Dava, çekişmesiz yargı işlerinden de değildir. Türk Medeni Kanununun evlat edinmeye ilişkin hükümlerinde de bu yönde hüküm bulunmadığından yazılı yargılama usulü uygulanmalıdır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; duruşma yapmadan karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla, ancak hukukun cevaz verdiği hallerde duruşma açmadan dosya üzerinden karar verilebilir. Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemez.
Bilindiği üzere Hukuk Muhakemeleri Kanununun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını ve ispat hakkını da içerir.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur.
Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C.Anayasası’nın 36. maddesi ile 6100 sayılı HMK.nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Davada, Türk Medeni Kanununun 311'nci maddesinde yer alan sebeplerle ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesi talep edildiğine göre, yukarıda yer verilen hükümler gereğince duruşma açılmak suretiyle inceleme yapılması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/5979, K. 2016/238, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama