KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/6649 E., 2015/6546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, evlatlık ilişkisinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı eski eşi... tarafından yanıltıldığını, davacının evlat edinme tarihinde ehliyetsiz olduğunu belirterek evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını istemiş, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 319. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 317 ve devamı maddelerine dayalı olarak evlat edinilen tarafından açılan evlatlık ilişkisinin kaldırılması talebine ilişkindir. Aynı Yasanın 319. maddesinde evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Buna göre. "Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer." şeklinde düzenlemiştir.
Yine aynı Yasanın 15. maddesinde "Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiileri hukuki sonuç doğurmaz" hükmü düzenlenmiştir. Davacının Türk Medeni Kanunu'nun 317. ve devam maddelerine yönelik iddiaları yanında ehliyetsizlik iddiası da bulunmaktadır.
Mahkemece, davacı ... ile varsa hastane kayıtları, rapor ve tedavi evrakları ile gösterilecek diğer delillerin toplanıp, dosyanın ...Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek evlat edinen davacının, evlat edinme isteminin yapıldığı tarihte hukuki ehliyetinin olup olmadığı belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Küçük üzerinde velayet hakkına sahip olan evlat edinen davacı ile küçük arasında, dava sebebiyle menfaat çatışması mevcuttur. Bu halde küçüğü davada temsil etmek hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım atanması (TMK.m.426/2), kayyımın davaya katılımının sağlanması, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması gerekirken, bu yapılmadan eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Davalı ...’ın taraf sıfatı bulunmamasına rağmen davalı olarak gösterilip husumetin kendisine de yöneltilerek yargılamanın sonuçlandırılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/6649, K. 2015/6546, 21 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama