KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2015/8079 E., 2015/10444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, vasi atanması talep edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kısıtlı adayı ve vasi adayı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kısıtlı adayı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, 408. maddesinde; yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her erginin kısıtlanmasını isteyebileceği, 409. maddesinde ise; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Davada, mahkemece sağlık durumunu tespit için ...
Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 11.05.2012 tarihli raporda kısıtlanması talep edilen ...’ın yapılan ruhsal değerlendirmesi sonucunda özbakımının hafif azalmış olduğu ancak ekonomik ve kültürel durumu ile uyumlu olduğu, belirgin düşünce bozukluğu göstermediği, psikoz ön tanısıyla vasi tayin edilmesi gektiği belirtildikten sonra vasi muavenetiyle ayrıca tanı ve tedavisinin mahallinde yapıldıktan sonra gerekirse yeniden vesayet açısından değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtilmiş olup, rapor kendi içinde çelişki oluşturmaktadır.
Bu çelişkinin giderilmesi için alınan rapor da eklenerek ilgilinin Adli Tıp ilgili İhtisas Kuruluna sevk edilmesi ve muayenesi yapılarak Türk Medeni Kanunu'nun 405.vd. maddelerinde yer alan kısıtlama sebeplerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile oluşacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 2-Vasi Adayı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/8079, K. 2015/10444, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama