KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/8598 E., 2016/3862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 631 ada 139 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 631 ada 139 parsel sayılı taşınmazın (Y1) ile gösterilen kısmına zeminde asfalt olarak el atılması nedeniyle sadece el atılan kısım yönünden davanın kabulüne (Y) ile gösterilen kısım yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1-Dava konusu taşınmazın (Y) ile gösterilen kısmının da imar planında ilçe belediyesinin görev ve sorumluluk alanında kalan yol olarak belirlendiği ve fen bilirkişi raporuna göre (Y1) ile gösterilen kısmına davalı ... ... tarafından el atıldığından, parselin (Y) ile gösterilen bölümü açısından da proje bütünlüğü ilkesi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiş olması,
2-Dava konusu taşınmazın el atılan ve tapusunun iptaline karar verilen kısmının yüzölçümünün hükümde açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
Doğru görülmemiştir.
Ayrıca;
3-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6. maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkaraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el koyulan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle açılan davalarda, mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden de kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/8598, K. 2016/3862, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama