KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/2016 E., 2016/5852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ...'un mükerrer nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davada, davacının babası ... ile ... İli ... İlçesinde kayıtlı ...'un aynı kişi olduğunun tespiti, iki kayıttan birinin iptali, kayıtlardaki bilgilerin (... kaydındaki ölüm tarihi hariç) yazılması suretiyle nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, tanık ... beyanı ve aldırılan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Tanık olarak dinlenen ... davanın tarafıdır. Davada hak ve menfaati bulunduğuna göre beyanı hükme esas alınamaz. Bilirkişi de mevcut kayıtlar üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlemiştir.
Dava ile ... ...'ta kayıtlı ... ... ile yersel yazım süreci ile ...'ne kaydedilen ...'un aynı kişi olduğu ve kayıtların mükerrer olduğu ileri sürüldüğüne göre bu kişilerin doğum, ölüm ve isimlerindeki farklılık nazara alındığında her iki kaydın açık kayıt niteliğinde olduğu dikkate alınarak mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Aksi ispat edilinceye kadar resmi sicil ve kayıtlar belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.
Bunların doğruluğunun ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir. ...'ta kayıtlı ... ...'un ... ile evliliğinden olma ... isimli çocuğun nüfusa tesciline dayanak belgenin nüfus müdürlüğünden getirtilmesi, tescilin babasının beyanına istinaden yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, verasete ilişkin dosyanında getirtilerek incelenmesi, davacıdan iddiasını ispat için kanıt göstermesinin istenmesi gerekmesi halinde resen delil toplanması, davacının iddiasındaki vakıları bilebilecek tanıkların dinlenmesi isim ve doğum tarihlerindeki farklılığın açıklattırılması,
tüm dediller birlikte değerlendirilerek neticesine göre iki ayrı yerdeki kaydın aynı kişiye ait olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı kararın verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/2016, K. 2016/5852, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama