KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/2090 E., 2016/7492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, davalı tarafından otoparka yapılan müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davaya konu B/3 bloğa ait otoparkın toplu yapıyı oluşturan tüm blokların kullanımına tahsis edilmemesi gerektiğini, otopark olarak kullanılan yerin B/3 blok bölüm maliklerinin ortak yeri niteliğinde arsa olduğunu, tapuda ve yönetim planında bu otoparkın toplu yapının ortak kullanılmasına tahsis edildiğine ilişkin bir kaydın veya kat maliklerinin bu yönde iradesinin ve alınmış bir kararın da mevcut bulunmadığını, ortak yer kavramı içerisinde tahsis iradesine yer verildiğini,
davacı bloğun paylı mülkiyetinde bulunan arsaya ilişkin herhangi bir tahsis iradesi olmadığından bu bloğa ait otoparkın yalnızca bu blok maliklerinin ortak yeri niteliğinde olduğunu, kamuya açık ve diğer yapı maliklerince kullanılmasının söz konusu olmadığından otoparkın toplu yapı kapsamındaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin ortak kullanımına tahsisli olduğu şeklinde yaratılan çekişmenin giderilmesine ve davalı yönetimin bu yere yapılan müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiş; mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca, sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşıldığından, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanununa göre değil, genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi görev hususunun da buna göre tespiti gerekir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olup, özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler, asliye hukuk mahkemesinde görüleceğinden; mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
...
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/2090, K. 2016/7492, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama