KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/2686 E., 2016/4677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçesi ... Köyü 1212 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, dava konusu kamulaştırılan alan 3731,26 m² olup, ifrazen oluşan ve kamulaştırmadan geriye kalan 1213 parsel sayılı 7650,62 m²'lik kesimin yüzölçümü, geometrik şekli ve tarımsal bütünlüğü dikkate alındığında herhangi bir değer kaybı olmayacağı düşünülmeden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arta kalan bu parsel yönünden değer kaybı hesaplanıp kamulaştırma bedeline eklenerek bedel belirlenmiş olması,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik 14. maddesinin beşinci fıkrasında, idare tarafından bu kanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları dahil edilmek suretiyle devam edileceği hükmüne yer verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; tapu malikinin mirasçısı ...'ın sağ olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece Yasanın belirtilen hükmü uyarınca tapu malikinin adı geçen mirasçısının yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Davaya konu taşınmazda malik veya mirasçı olmadığı anlaşılan davalılar yönünden red kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/2686, K. 2016/4677, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama