KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/3359 E., 2016/4474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ... İlçesi ... Köyü 48 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasının niteliğine göre, duruşmalarda vekille temsil edilen davalılar yararına karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Ayrıca;
2-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tesbiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de.
30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi'nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek,
hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla, tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında tespit edilerek davalılar adına bloke edilen bedelin mahsubu ile bakiye kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin sonuna “ tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında tespit edilerek davalılar adına bloke edilen bedelin mahsubu ile bakiye 1.797,04 TL kamulaştırma bedeline 04.10.2011 tarihinden 08.06.2012 olan karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına” ibaresinin, hükmün 6.bendinin sonuna “davalılar ..., ...,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/3359, K. 2016/4474, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama