KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/3452 E., 2016/5142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 101 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçeleri ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 16.06.2015 gününde temyiz edenlerden davalılar vekili Av..... ile davacı vekili Av.... geldiler.
Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle mahkemesine geri çevrilmiş, bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Dosya içerisinde bulunan ve Dairenin geri çevirme kararlarıyla dosyaya getirtilen ... ...'nın 22.07.2015 tarihli yazılarından dava konusu taşınmazların değerlendirme tarihi (dava tarihi) itibariyle planlı saha içerisinde olmadığı, yerleşim yerine 6 km mesafede olduğu belediye hizmetlerinden kısmen yararlandıkları anlaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir.
Dava konusu taşınmazlarıın, Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi imar planı içerisinde bulunmadığı, fiilen meskûn alanda kaldığı belirtilmişse de alt yapı hizmetlerinin tamamından faydalanmadığı anlaşıldığından "arsa" niteliğinde kabullerine olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazların arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/3452, K. 2016/5142, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama