KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/4506 E., 2016/5143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçesi ... Köyü 264 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasası'nın kıymet takdiri esaslarını düzenleyen 11.maddesinin (f) bendi uyarınca arazilere kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değeri belirlenir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu belirtilerek ilk ve ikinci yıl çilek üçüncü yıl buğday ve yer fıstığı münavebeye alınması suretiyle dava konusu taşınmazın değeri belirlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, iklim şartları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede üç yılda dört ürün münavebeye alınması suretiyle değerlendirme yapılması yerinde ise de; yörede ekimi mutad başkaca ürünler de bulunduğundan dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde sulama ve tarım şekline uygun değişik ürünler münavebeye alınarak bedel tesbit edilmesi ve münavebeye alınan ürünlerin dava tarihi itibariyle ilçe tarım müdürlüğü verileri esas alınarak bedel tesbiti gerekirken, mahkemece çileği iki kez değerlendirmeye alarak bedel belirleyen ve çilek ürünü için 2009, 2010, 2011 yıllarına ait ortalama verimi esas alarak değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
2-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken salt fazla ödenen miktarın davacıya iadesine karar verilmesi ile yetinilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/4506, K. 2016/5143, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama