KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/4732 E., 2016/4725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davanamede, yabancı mahkeme tarafından verilen vesayete ilişkin ilamın tanınması ve tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davanamede; ... Yerel Mahkemesi tarafından verilen vasinin değiştirilmesine ilişkin 31.03.2003 tarihli ilamın tanınması ve tenfizi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun yabancı mahkemece verilen ilamların tanınmasına ilişkin 58. maddesi, yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesinin yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı olduğunu, tanımada 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağını, ihtilâfsız kaza kararlarının tanınmasının da aynı hükme tâbi bulunduğunu, yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usulün uygulanacağını hükme bağlanmıştır.
54/b maddesi ise, yabancı mahkeme ilamının tenfizinde Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmesi şartını getirmiş, 10/1 ve 3. maddelerinde de vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebeplerinin, hakkında vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin millî hukukuna bağlı olduğu, vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesâyete ilişkin hususların ve kayyımlığın Türk hukukuna tâbi bulunduğunu açıkça belirtmiştir.
Aynı Yasanın 50. maddesi uyarınca, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
Dava konusu somut olayda 05.02.2002 doğumlu ..., ..'da yaşamakta olup .. Devletinin Yerel Mahkemesince 24.02.2002 tarihli kararı ile kısıtlanarak kendisine ... vasi atandığı, 31.03.2003 tarihli karar ile de vasinin değiştirilmesine karar verildiği, davanamede ise bu ...
Yerel Mahkemesi tarafından verilen vasinin değiştirilmesine ilişkin 31.03.2003 tarihli ilamın tanınması ve tenfizinin istenildiği, dosya içerisinde bu yabancı ilamın kesinleştiğini gösteren herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, yabancı ilamın tanınması ve tenfizi için aranan şartlardan birisi o ilamın kesinleşmiş olmasıdır.
Hal böyle olunca dosyada yabancı ilamın kesinleştiğini gösteren bir belge de olmayınca şartları oluşmayan tanıma ve tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/4732, K. 2016/4725, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama