KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/4999 E., 2016/7759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- ... vd. Vek.Av....
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, yanlış beyana dayalı kaydın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, murisleri olan amcaları ... ile kan bağı ve hısımlığı bulunmayan ancak kızı olarak görünen davalının amcalarının nüfus kaydından terkinini istemişler, mahkemece davanın tanıma beyanının iptali olduğu, davacıların ise bunun iptalini gerektirecek delil sunmadıkları gibi, davacıların murisi olduğunu iddia ettikleri ... ve eşine ölene kadar davalı ... tarafından bakıldığı, bunun aksine de delil bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
1-Bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme mahkemeye aittir. Davacıların iddialarının kabulü halinde murisin kayden çocuğu görünen ... yönünden nüfus kaydının “gerçek durumu” yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiğinden söz edilmesi gereklidir. Çünkü ... ile muris arasında Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesine uygun şekilde soybağı ilişkisi kurulmamış, tescil yanlış beyana dayalı olarak yapılmıştır.Bu yönlerden dava tanımanın iptali değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalar kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Bu özelliklerinden dolayı mahkemeler, tarafların beyanlarına bağlı kalmaksızın gerektiğinde re'sen yapacağı araştırma sonucu elde edeceği bulgulara göre doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir. Somut olayda salt tarafların ve tanıkların beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, tanık anlatımları ve tarafların beyanları ile yetinilip eksik inceleme ile davanın reddi,
2-Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda yasal hasım Nüfus Müdürü veya Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur. Bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/4999, K. 2016/7759, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama