KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/5252 E., 2016/7315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-.....
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
2-... Vek.Av....
Dava dilekçesinde, gerçekte olmadığı halde nüfus kayıtlarında çocukları oarak görünen .... nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, gerçekte olmadığı halde nüfusunda kayıtlı .....adlı çocukların kayıtlarının iptalini istemiştir. Mahkemece kolluk araştırması ve tanık beyanına göre, adı geçen çocukların nüfus kayıtlarının iptali ile davacının nüfus kayıt ve bilgilerinin bu şekilde düzeltilmesine ve tesciline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden: davacının 01/01/1962 yılında evlendiği ...'dan nüfusa kayıtlı oniki çocuğun doğduğu, bunlardan .....'ın 02/03/1965 doğumlu olarak 11/11/1968 tarihinde, .....'nin 23/10/1968 doğumlu olarak 11/11/1968 tarihinde, .....nin ise 09/04/1971 doğumlu olarak 12/04/1971 tarihinde tescil edildikleri anlaşılmaktadır.
Dava, nüfus kayıt iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, kaydının iptali istenilen .....ın zaten öldüğünü beyan ederek davanın reddini istemiştir. Dinlenen davacı tanıkları davacının.... adlarında dört çocuklarının olduğunu, ....adlı çocuklarının olmadığını bildirmiş iseler de nüfus kaydına göre davacının çocukları olarak bildirilen 4 çocuk dışında nüfusta kaydının iptali istenilenlerle birlikte 9 çocukları daha bulunması çocuklarla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıklarını göstermekte olup kayıtlarının iptali istenen çocuklarla ilgili olarak bir açıklamaları da bulunmamaktadır. Buna göre, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gibi sadece kolluk araştırması ile davanın ispatı için yeterli olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/5252, K. 2016/7315, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama