KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/8255 E., 2016/11445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak ... İli .... Mahallesi 6328 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın dava tarihi, somut emsalin ise satış tarihi itibariyle İmar Yasası uyarınca imar uygulaması görmüş imar parselleri olup olmadıkları araştırılarak dava konusu taşınmaz kadastro, somut emsal imar parseli ise karşılaştırma sonucu bulunan değerinden, İmar Kanununun 18. maddesinin 2. fıkrası uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül eden oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin mahkemece araştırılmadan emsal taşınmazı 2981 sayılı Kanun'un 10-b maddesi gereği imar parseli kabul eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el koyulan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle açılan davalarda, mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/8255, K. 2016/11445, 17 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama