KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/11268 E., 2015/6056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 7 - 2012/305246
- Mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 17/05/2012
- Numarası
- 2010/632 (E) ve 2012/503 (K
- Suç
- Marka Hakkına Tecavüz
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın işyerinde yapılan aramada farklı firmalar adına tescilli markaların taklidi olan ürünlerin bulunması karşısında TCK'nın 43. maddenin 2. fıkrası gereğince cezadan artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi,
2- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun'un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından katılanın marka hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığından mahkemece "sanığın müdahil tarafın zararını karşılmadığı” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Suç tarihinin 15.09.2010 olmasına rağmen hükümde suç tarihinin 13.07.2010 olarak gösterilmek suretiyle CMK'nın 232. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/11268, K. 2015/6056, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama