KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/16310 E., 2016/1562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2499 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Gerekçeli karar ile birlikte haklarındaki dava tefrik edilip ayrı esasa kaydına karar verilen diğer sanıklar ...hakkındaki davanın akıbeti araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Hükümden sonra, 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 30.12.2012 gün ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 139. maddesi ile 30.07.1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu tümüyle yürürlükten kaldırılıp 6362 sayılı Yasayla suç teşkil eden eylemlerin unsurlarının ve yaptırımlarının yeniden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2.maddesi uyarınca 2499 sayılı ve 6362 sayılı Kanunların bütün hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan yasa hükmünün belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
a) Cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3. maddesine göre denetim süresi belirlenmemesi,
b) Kısa kararda hürriyeti bağlı ceza ertelenirken uygulama maddesinin TCK'nın 51/1.maddesi yerine 61/a olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/6.maddesine aykırı davranılması,
c) Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi karşısında, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (e) bendinin uygulanmasının takdire bağlı olduğu, (c) bendi yönünden ise sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından fıkra hükmünün uygulanamayacağı ve (a),(b),(d) bentlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, sözkonusu maddenin uygulanmaması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/16310, K. 2016/1562, 10 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama