KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/16517 E., 2015/8006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/273534
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık İ.. Ö.. hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine dair Sakarya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/1248 Esas, 2015/239 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Sakarya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 25/03/2015 tarihli ve 2015/160 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 21/07/2015 gün ve 49264 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/09/2015 gün ve KYB.2015-273534 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 03/02/2014 tarihinde Zonguldak 4. İcra Müdürlüğünde alınan taahhütnamede işlemiş faiz olarak 820,96 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı,
icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken,
sanığın aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde itirazın kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/16517, K. 2015/8006, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama