KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/17745 E., 2015/8504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/256930
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık G.. Ç.. hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine dair, Sakarya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/1206 esas, 2015/377 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile mezkur kararın kaldırılmasına, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Sakarya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2015/293 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/07/2015 gün ve 45966 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/09/2015 gün ve KYB. 2015-256930 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 07/07/2014 tarihinde alınan taahhütnamede toplam faiz olarak 693,79 Türk Lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı,
icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde itirazın kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/17745, K. 2015/8504, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama