KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/18608 E., 2017/7599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
İİK'nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun'un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinden beyannameler ve bilançolar getirtilip birlikte banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumunun takdiri yerine, borçlu şirkete ait ticari defterler temin edilmeden, defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanıklardan ...'ün 28.02.2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini savunması,diğer sanıklar ... ve Sibel Demirer'inde asıl yönetim yetkisinin ...'e ait olduğunun bildirmeleri karşısında;cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından şirket ana sözleşmesi de getirtilip, fiilin birlikte işlenmediğinin anlaşılması halinde temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da dikkate alınarak suçun oluşumunda rolü olan temsilci belirlenip buna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/A maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/18608, K. 2017/7599, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama