KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/19463 E., 2017/4123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, gıyabi kararın sanığın mahkemeye beyan ettiği son adresi yerine doğrudan mernis adresine çıkartılması ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiş olması karşısında, usulüne uygun yapılmadığı ve bu nedenle sanığın 22/04/2013 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu değerlendirilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında UYAP üzerinden yapılan incelemede her ne kadar başka dosya kayıtlarının da olduğu görülmüş ise de, suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşmesi karşısında tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan 4 gün karşılığı adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi gösterilmemiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata kabul edilerek bozma yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu ve TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/19463, K. 2017/4123, 3 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama