İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Ceza Dairesi

YARGITAY · 19. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/2019 K.2015/2156

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2015/2019Karar2015/2156Tarih1 Haziran 2015Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

19. Ceza Dairesi 2015/2019 E., 2015/2156 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2015
Tebliğname No
7 - 2011/183716
Mahkemesi
Ergani 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi
16/02/2011
Numarası
2010/236 (E) ve 2011/10 (K
Suç
1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

T.C. Sağlık Bakanlığının davaya katılma hakkının bulunmadığı hususu oyçokluğuyla belirlendikten sonra uyuşmazlığın esasına girilerek yapılan incelemede;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 01.06.2015 tarihinde ön sorun yönünden oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Uyuşmazlığın esasını çözmeden önce 1219 sayılı Kanuna aykırı olarak yetkisiz

olarak diş hekimliği yapma suçunda davaya katılma hakkı bulunanların evveliyetle tespiti ile davaya katılmalarının sağlanması gereklidir.

Bu bağlamda anılan suçta CMK’nın 260/1. maddesi gereğince davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunan kurum ve kuruluşların tespiti bakımından Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2, 14, 56, 90/son maddeleri ve CMK’nın 234, 237 ve 260/1. maddeleri ile Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi’nin 4, 23 ve 25. maddelerindeki ilkesel düzenlemeler çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

1219 sayılı Kanun’un 41. maddesinde tanımlanan suçla korunan hukuki değerin (sağlık hakkı) kime ait olduğunu dolayısıyla anılan suçtan doğrudan zarar görenin kim ya da kimler olduğunu irdelediğimizde;

Evrensel İnsan Hakları Bildirisi’nin 25. maddesi ve BM Genel Kurulunca kabul edilerek 03 Ocak 1976 tarihinde yürürlüğe giren, ülkemizin ise 2000 yılında imzaladığı “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi”nin 12. maddesinde sağlık hakkı bir “temel hak” olarak kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin insan haklarına dayanan (AY. m. 14) bir “sosyal hukuk devleti” (AY. md. 2) olduğunu belirten anayasa koyucu, “sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı Anayasa’nın 56. maddesiyle, eşitsizlikleri ortadan kaldırma, giderme amacına yönelik olarak ortaya çıkan sosyal hak kavramı karşısında, yaşama hakkı ileri bir boyut kazanmış ve sağlık hakkı da bir “sosyal hak” olarak güvence altına alınmıştır (Bülent TANÖR: Anayasa Hukukunda Sosyal Haklar, May Yayınları, İstanbul 1978, s. 94. İbrahim ŞAHBAZ: “Bir Sosyal Hak Olarak Sağlık Hakkı”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 86, Ankara Ocak-Şubat 2010,

s. 405-423.).

“Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi” ya da diğer adıyla “İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi” Avrupa Konseyi’nce 04 Nisan 1997 tarihinde imzalanmış, bu Sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti tarafından 4 Nisan 1997 tarihinde imzalanmış; TBMM tarafından da 3.12.2003 tarihinde onaylanmış ve buna dair Kanun, “Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi: İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” adıyla ve 5013 Kanun numarası ile 9 Aralık 2003 tarihli ve 25311 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve dolayısıyla Anayasamızın 90/son maddesine göre bir iç hukuk metni haline gelmiştir.

Temel bir hak olarak kabul edilen sağlık hakkının hayata geçirilmesi bağlamında Anayasa’nın 56/4. maddesinde. “Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir” kuralı mevcuttur. Gerçekten de sağlık hakkının nitelikli bir şekilde gerçekleşmesi, sosyal hukuk devleti açısından bakıldığında, devlet için hem bir “amaç” hem de bir “görev” niteliği taşımaktadır.

İşte bu düşünceden hareket eden yasa koyucu sağlık hakkının gerçekleşmesi önündeki engelleri kaldırmak istemiş ve 1219 sayılı Yasaya aykırılık oluşturan fiilleri de “suç” olarak tanımlayarak cezai yaptırıma bağlamıştır. 1219 sayılı yasanın 41. maddesindeki suçun hukuki konusu; bireylerin nitelikli ve devlet tarafından yetkili kılınmış sağlık mensupları tarafından tıbbi teşhis ve tedavilerinin sağlanmasıdır.

Dolayısıyla belirtilen suçtan “doğrudan zarar gören”in sağlık hakkını gerçekleştirme yükümlüsü olan sosyal hukuk devleti olduğuna kuşku bulunmamaktadır.

Yine Anayasamızın 126/1-2. maddesinde ise; " Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır. İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır" kuralı bulunmakta olup, bu anlamda Sağlık Müdürlükleri bulunduğu ilde Sağlık Bakanlığı'nın temsilcisidir.

İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi’nin 4. maddesi, “Araştırma dahil, sağlık alanında her müdahalenin, ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerektiği”, 23. maddesi, “Taraflar, bu Sözleşmede belirtilen hakların ve ilkelerin hukuka aykırı şekilde ihlalinin önlenmesi veya durdurulması için en kısa sürede uygun yargı koruması sağlayacaklardır” ilkesini, 25. maddesi ise; “Taraflar, bu Sözleşmede yer alan hükümlerin ihlal edilmesi halinde gerekli yaptırımların uygulanmasını sağlayacaklardır” ilkesini getirmiştir.

Açıklanan Anayasal normlar ve Sözleşme’de sözü edilen “hukuka aykırı ihlalin önlenmesi veya durdurulması için en kısa sürede uygun yargı koruması sağlanması ve Sözleşme’de yer alan hükümlerin ihlal edilmesi halinde gerekli yaptırımların uygulanmasını sağlama” yükümlülüğünün kapsamına,

sağlık hakkını gerçekleştirme yükümlülerinin yani anılan suçlarda "suçtan doğrudan zarar gören" Devlet örgütünü temsil eden kuruluşların ve Anayasa’nın 135. maddesine dayanarak Kanun ile kurulmuş olan kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının ceza muhakemesi evrelerine aktif olarak katılımlarının sağlanmasının da dahil olduğuna kuşku bulunmamaktadır ( İhsan BAŞTÜRK: Sağlık Hakkının Korunması Bağlamında Özel Ceza Hukuku Normlarımız ve Etkinliği Üzerine Bir Deneme, Fasikül Aylık Hukuk Dergisi, Yıl 2, Sayı: 4, Mart 2010, s. 43).

Açıklanan gerekçelerle Anayasa'mızın 2, 14, 56, 90/son, CMK 234, 237 ve 260/1. maddesi ile Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi’nin 4, 23 ve 25. maddeleri gereğince sanığa yüklenen suçtan Sağlık Bakanlığı’nın doğrudan zarar gördüğünün kabulü gereklidir. Bu itibarla, öncelikle kamu davasına katılma hakkı bulunana CMK 234. vd. maddelerindeki yasal haklarının usulüne uygun olarak hatırlatıldıktan sonra davaya katılma hakkı bulunanın davadan haberdar edilmesinin ve delillerini sunma imkanının sağlanılarak çelişmeli yargılama ilkesinin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Somut uyuşmazlıkta açıklanan gerekçelerle suçtan zarar görmüş olan T.C.Sağlık Bakanlığı davadan haberdar edilmeden yokluğunda muhakemeye devamla uyuşmazlığın çözümlenerek hüküm kurulmasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve AİHS ile güvence altına alınmış olan adil yargılanma ilkesi ile hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun önsorun yönündeki düşüncesine katılamıyorum.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/2019, K. 2015/2156, 1 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2015/2019
Karar No
2015/2156
Tarih
1 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/2020 K.2015/6779
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/2020 K.2015/1044
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/2020 K.2015/1477
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/2020 K.2015/1777
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/2020 K.2015/1404
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/2020 K.2015/4818

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.