KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/21538 E., 2017/3684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Sanığa isnat edilen İİK'nın 333/a maddesindeki suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olmasına rağmen şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisinin alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu ödememesi,
ayrıca bu eylemin başka bir suçu oluşturmaması gerekmekte olup, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için borçlu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden borçlu şirketin muhasebecisi öğrenilerek bu yerden, bunun mümkün olmadığı takdirde zabıta marifetiyle yaptırılacak araştırma suretiyle şirkete ait ticari defterlerin ve kayıtların temini yoluna gidildikten sonra,
ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını takiben sanığın hukuki durumunun takdiri yerine, “şirketin ticari defterlerini de şirket faaliyette bulunmadığından incelenmesi mümkün bulunmamış, sanığın da ticari defterleri de yapılan sorgulamada nerede olduğunu bildirmemiş olmasından dolayı, borçlarını kasten alacaklıları zarara uğratmak için ödemediği kanısına varılarak sanığın eylemine uyan İİK'nın 333/a maddesi uyarınca cezalandırılması” gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 333/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile
mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2-İİK'nın 333/ a maddesindeki suçun cezası "altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası" olmasına karşın mahkemece kısa kararda 6 ay 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve gerekçeli kararda da 6 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/21538, K. 2017/3684, 25 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama