KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/22426 E., 2015/9275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2013/116348
- Mahkemesi
- Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 14/02/2013
- Numarası
- 2012/711 (E) ve 2013/76 (K
- Suç
- 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, ancak dosyada bulunan vergi suçu raporunda, sanığın varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerinin bulunduğu konusunda açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak,
vergi suçu raporunda 2007 takvim yılı defter ve belgelerinin 16.05.2012 tarihli tebligatla istendiğinin belirtilmesine karşın defter ve belge istem yazısının dosya içinde bulunmadığı görülmekle; sözkonusu yazı vergi dairesinden istenmek suretiyle, hangi yıla ait ve hangi defter ve belgelerinin istenildiğinin ve istenen defter ve belgelerin varlığı açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; A- 00213 sayılı VUK’nın 359. maddesinin (a) fıkrasındaki cezanın alt sınırının, 03/07/2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/06/2009 tarih ve 5904 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle yapılan değişiklikle "18 aya" yükseltildiği gözetilmeden, temel cezanın 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini,
b- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında;
adli sicil kaydı bulunmayan ve takdiri indirim nedenleri uygulanıp cezası ertelenen sanık hakkında Kanun'un aradığı objektif ve sübjektif şartlar karar yerinde tartışılmadan, sanığın vergi borçlarını ödemediği ve şartları oluşmadığından bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/22426, K. 2015/9275, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama