KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/24183 E., 2018/5656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayete esas icra takibi borçlusunun gerçek kişi olduğu anlaşılmakla İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçunun niteliği itibariyle uygulanamayacak olması karşısında suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, şikayet dilekçesinde delil gösterilmemesi nedeniyle beraat kararı verilmesi, sonuç itibariyle doğru olduğundan şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayete esas icra takibinin borçlusunun gerçek kişi sanık olduğu gözetildiğinde; ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK’nın 44.maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, Ticaret Sicili Memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1- İİK’nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi...) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut olayımızda bu eylemden dolayı şikayetçi olan müştekinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlunun;
gerçek kişi tacir sıfatıyla ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı ve kayıtlı ise İİK’nın 44. maddesine uygun beyanda bulunup bulunmadığı ile ticari işletmesinin adresi Ticaret Sicili Müdürlüğünden sorulup, kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği öğrenilip, şikayet tarihini kapsar şekilde en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip,
mükellefiyetinin devam ettiğinin ve adresin farklı olduğunun bildirilmesi halinde sicilden bildirilecek adresin yanı sıra bu adreste de zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/24183, K. 2018/5656, 7 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama