KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/24872 E., 2016/22002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasa'nın 141. maddesine göre "mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. "CMK'nın 34/1 ve 230. maddelerinin amir hükümlerine göre; "Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230'uncu madde göz önünde bulundurulur." "Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir." şeklinde belirtilen esaslara aykırı olarak mahkeme hükmünde yeterli gerekçeye yer verilmemesi,
Kabule göre de;
1-Sanığa yüklenen "ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunun takibi şikayete bağlı olup, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısı ile borçlu şirketin 31/11/2010 tarihi itibariyle ticareti terk işleminin yapıldığının belirtilmesi, buna göre de suç tarihinin sanığın ticareti terk ettiği tarihi takip eden 15. günün mesai saati sonu olan 15/12/2010 olmasına rağmen, şikayetçi vekilinin aynı Kanun'un 347. maddesinde düzenlenen suç tarihinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra 31/10/2012 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-Şikayete konu olan kararda, 2004 sayılı Kanun'un 354. maddesindeki hükümlerin karar yerine yazılmaması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/24872, K. 2016/22002, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama