KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/25248 E., 2018/9153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Davanın Reddi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Zincirleme suçta suçların çokluğu söz konusu olduğu için ancak yasayla zincirleme suça özel bir sonuç bağlanması halinde bunlara tek bir sonuç bağlanacağı, bunun dışında zincire dahil olan suçların hepsinin ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruyacağında şüphe yoktur. Başka bir anlatımla TCK'nın 43/2. maddesinde düzenlenen aynı neviden fikri içtimadan söz edebilmek için öncelikle birden fazla bağımsız suçun, yasada belirtilen istisnai durumlarda bir araya gelmesi zorunludur.
Sermaye şirketinin iflasını istememe suçu aynı ticari işletme için bir kez işlenebilen bir suçtur. Zira aynı sermaye şirketinin Kanunda belirtilen yükümlülüklere riayet etmeksizin birden fazla iflas etmesi mümkün değildir. Burada mağdur edilen müşteki sayısının fazlalığı temel cezanın tayini sırasında dikkate alınsa dahi, aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Zira suçun konusu tektir ve tek olan konu aynı sermaye şirketidir.
Temyiz davasına konu eylem nedeniyle, şikayetçisi farklı olan Zonguldak İcra Ceza Mahkemesi’nin 2012/328 Esas, 2013/554 Karar sayılı dosyası ile açılan davanın derdest bulunduğu anlaşılmakla, anılan davaların birleştirilerek her iki dava dosyasının aynı sermaye şirketi ile ilgili olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra aynı sermaye şirketiyle ilgili eylemlerin tek suç oluşturacağı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/25248, K. 2018/9153, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama