KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/31457 E., 2018/1997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Şikayet hakkının düşürülmesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklardan ...’a usulüne uygun duruma davetiyesi tebliğ edilmemesi mahkemece verilen kararın niteliği itibariyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya içerisinde bulunan Çorum Ticaret ve Sanayi Odası’nın 30/10/2013 tarihli cevabi yazısından borçlu şirketlerin yetkililerinin sanıklardan ... ve ... olduğunun anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki iki numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin gösterilmemesi,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/02/2012 tarih, 2011/505, 509, 513 E, 21/02/2012 tarih, 2011/506, 510, 511, 621 E sayılı kararlarında açıklandığı üzere “tacir sayılan limited şirketlerin, temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, sorumlu oldukları şirketlerin ticareti terk etmeleri halinde.
İcra İflas Kanunu'nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisnaya yer verilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı Kanun'un 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığı” yönündeki ulaşılan sonucun zaman içerisinde yerleşik uygulamaya dönüşmüş olması, ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK'nın 44.maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire.
15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, Ticaret Sicili Memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete'de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İ.İ.K'nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
“1- İİK'nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması, 2- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması, 3- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi...) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut olayımızda bu eylemden dolayı şikayetçi olan müştekinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında;
yaptırılan zabıta araştırmaları ve şikayete esas olan icra dosyasında düzenlenen haciz tutanaklarından hangi tarihte faaliyete son verildiğine ilişkin kesin bir tarih tespit edilemediğinden; borçlu ticaret şirketlerinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden en son verilen vergi beyanname örnekleri, varsa yoklama fişleri getirtilerek incelenip şirketin ticari faaliyetlerinin devam edip etmediği hususları, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/31457, K. 2018/1997, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama