KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/34491 E., 2016/20347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Tebliğname No
- ...
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanıklar ... ve ...., 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair .... İcra Ceza Mahkemesinin 24/09/2013 tarihli ve ... esas, ... sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin .... İcra Ceza Mahkemesinin 07/10/2013 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 23/10/2015 gün ve ... sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2015 gün ve .... sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1- Sanık ..... açısından yapılan değerlendirmede, icra kefili olan sanığa icra kefili olduğu ve taahhütte bulunduğu 01/04/2013 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, sanığın icra taahhüdünde bulunurken itiraz için belirlenen yasal sürelerden imtina ettiğine dair beyanının bulunmadığı, dolayısıyla kefalet ve ödeme taahhüdünde bulunduğu borç nedeniyle hakkında kesinleşmiş icra takibinin bulunmadığı bir aşamada yaptığı ödeme taahhüdünü ihlâl etmesi eyleminin, ödeme şartını ihlâl suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
2- Her iki sanık hakkında yapılan incelemede ise, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 01/04/2013 tarihinde alınan taahhütnamede sonraki faiz olarak 29.743,15 Türk lirası belirtilmiş ise de bu faizin taahhüt tarihi olan 01/04/2013 tarihine kadar işlemiş faiz olduğu belirtilmiş olup,
taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz konusunda herhangi bir miktar belirtilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da bulunmadığı, bu nedenle işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/34491, K. 2016/20347, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama