KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/34505 E., 2016/19413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Tebliğname No
- ...
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
.... İlçesi Belediye Başkanlığı Zabıta Tembihnamesi’nin 27 ve 45. maddelerine aykırılıktan kabahatli ..... hakkında 588,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair .... Belediye Başkanlığının 11/05/2015 tarihli ve 10 sayılı idari yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine dair ....Sulh Ceza Hakimliğinin 03/06/2015 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 27/10/2015 gün ve ... sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2015 gün ve .....sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kabahatlinin kaldırıma araç park etmesi sebebi ile ...
İlçesi Belediye Başkanlığı Zabıta Tembihnamesi’nin 27 ve 45. maddelerinde yer alan “Cadde ve sokakları işgal ederek trafiği aksatan ve temizlik hizmetlerinin gerçekleşmesini engelleyenlere 225,00 Türk lirası” ve “yolları kirletip tahrip edenlere 363,00 Türk lirası” ceza verileceği şeklindeki düzenlemelere istinaden zabıta görevlilerince toplam 588,00 Türk lirası idari para cezası verildiği, bu cezaya yönelik başvuru üzerine, ....
Sulh Ceza Hakimliğince idari yaptırım kararında usul ve yasaya aykırı yan bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddedildiği anlaşılmış ise de, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesinde yer alan “(1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca kabahat teşkil eden eylem karşılığı uygulanacak yaptırımın ancak kanunla belirleneceği, somut olayda kabahatlinin eylemi nedeni ile uygulanacak idari para cezasının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32 veya 38. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği gözetilerek başvurunun kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/34505, K. 2016/19413, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama