KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/34513 E., 2016/690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine dair, ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarihli ve 2015/116 esas, 2015/646 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, ... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 24/06/2015 tarihli ve 2015/426 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 26/10/2015 gün ve 69840 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2015 gün ve KYB.2015-362268 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 04/11/2014 tarihli ödeme taahhüdünde toplam faiz 1700,96 Türk lirası olarak belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı,
icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla,
sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken sanığın aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde itirazın kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/34513, K. 2016/690, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama