KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/3801 E., 2016/18650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 611 Esas sayılı kararlarında açıklandığı üzere, İİK'nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesi mümkün olduğu cihetle, ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi,
bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, öncelikle sanığın şikayet tarihi itibariyle yetkili temsilci olup olmadığı hususunun belirlenmesi için ticaret sicil kaydının istenmesi, sanığın yetkili olması halinde borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden verdiği beyanname örnekleri istenilerek, sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Hükmün esasını teşkil eden ve tefhimle geçerlik kazanan kısa kararda taahhüdü ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği yazıldığı halde, gerekçeli kararda ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun oluşmadığından bahisle beraat karar verilerek hükmün karıştırılması,
3- Sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılama yapılacağına ilişkin İİK'nın 349. maddesindeki açıklama yerine, CMK'nın 195. maddesindeki açıklamayı içeren duruşma davetiyesi ile yetinilmek suretiyle sanığın yokluğunda savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/3801, K. 2016/18650, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama