KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/3807 E., 2015/6026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2013/134751
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Nafaka borcunun ödememek suçundan sanık M.. E..’in İcra ve İflas Kanunu’ nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Biga İcra Ceza Mahkemesinin 26.05.2010 gün ve 2010/726-1153 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2010 gün ve 2010/1482 değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma istemini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/07/2011 gün ve KYB.2011-210563 sayılı ihbarnamesi ve ekindeki dava dosyası daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Müşteki Gülizar Kısa’nın, nafaka borcundan dolayı sanık aleyhine Biga İcra Müdürlüğünün 2008/2893 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinde bulunduğu, sanığın süresinde yaptığı itiraz üzerine Biga İcra Hukuk Mahkemesinin 21.01.2009 gün ve 2008/105-2009/14 sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği halde müşteki G. K. 23/03/2010 tarihinde yaptığı şikayetten dolayı nafaka borucuna konu olan takibin önceden iptal edilip, kararın kesinleştiği gözetilmeden Biga İcra Ceza Mahkemesince sanığın nafaka borcunu ödememek fiilinden dolayı İİK’nın 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetli değildir.
Bu nedenle, nafaka borcunun ödenmediği ve takibin devam ettiği gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine ilişkin karar ile itirazın kabulü yerine reddine dair merci kararı yasaya aykırı görülmüştür.
İİK’nın 353. maddesine göre, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 30.12.2003 gün ve 2003/294-305 sayılı kararında belirtildiği üzere merci kararı, davanın esasını çözümleyen mahkumiyet kararına ilişkindir. Merci kararının bozulması halinde mahallinde yeniden araştırma ve inceleme yapılmasına gerek bulunmadığından, cezanın kaldırılmasına karar verilmesi gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/3807, K. 2015/6026, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama