KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/7688 E., 2015/3595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/147957
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık A.. D.. hakkında yapılan yargılama sonucunda 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 1. icra Ceza Mahkemesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/568 Esas- 2014/720 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 14/04/2015 gün ve 26575 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2015 gün ve KYB.2015-147957 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 24/10/2013 tarihinde icra dairesinde alınan taahhütnamede toplam faiz olarak 3.422,74 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı,
icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının 599,68 TL lık faizden feragat ettiğini, borçludan taahhüt süresince faiz talep ettiklerini beyan etmesine rağmen taahhüt süresince işleyecek faiz miktarının dosyadan anlaşılamadığı,
bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/7688, K. 2015/3595, 2 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama