KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/8150 E., 2015/4972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 7 - 2012/319978
- Mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 27/03/2012
- Numarası
- 2010/648 (E) ve 2012/152 (K
- Suç
- Marka Hakkına Tecavüz
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın birden fazla firmaya ait taklit ürünleri satısa sunmak şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi gereğince bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi sebebiyle zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanunun 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından katılanın marka hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden mahkemece "sanığın suçun işleniş şekli, olayı özellikleri,müdahil firmanın zararını karşılamadığı” gerekçesiyle sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8150, K. 2015/4972, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama