KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/8257 E., 2018/11297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında ormandan ağaç kesme suçundan kamu davası açıldığı halde bu eylem yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde 6831 sayılı Kanun’un 91. maddesiyle ilgili olarak hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesi uyarınca artırım hükümleri uygulanarak 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de, TCK'nun 62. maddesinin uygulanması sonucunda sonuç olarak tayin edilen ceza doğru olduğundan sonuca etkili görülmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nispi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen sabit tesis değeri üzerinden nispi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8257, K. 2018/11297, 5 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama